EEG
EEG

EEG beynin elektriksel faaliyetini incelemek ve yorumlamak amacı ile yapılan bir tetkiktir.

EEG Nedir?

Küçük elektrotların bir tür jel yardımı ile saçlı kafa derisine yerleştirilmesi ve bir bilgisayar yardımıyla beyinin elektriksel aktivitesinin kaydedilmesi suretiyle yapılır. Trase bilgisayardan bir nörolog ya da çocuk nöroloğu tarafından değerlendirilir ve çıktı alınır.

EEG çekiminin temel amacı beyin hücrelerinden çıkan elektrik akımlarının değerlendirilmesidir. Özelliklede epilepsi hastalığının ve epilepsi hastalığının hangi tür olduğunun tanısında EEG önemlidir. Elektroensefalogram (EEG); hastanın yaşı, uyku-uyanıklık durumu, ilaç alıp-almadığı, gerginliği, hastanın tokluk veya açlık durumu, gözlerinin açık olup olmadığı, duysal uyaranlar, beyin hastalıkları, droglar ve vücuttaki kimyasal oluşumlara bağlı olarak değişimler gösterir. Kısaca EEG beynin elektriksel aktivitesini bozan her türlü hastalığın tanısında kullanılabilir.

EEG’nin yapılmasındaki amaç, hangi beyin bölgesinin ne tip bozuk elektrik yaydığının görülmesi ve takip edilmesidir. EEG ile sorunun merkezi beyinden mi yoksa beyin kabuğundan kaynaklandığını görebiliyor ve buna göre uygun ilaç veriliyor.

Normal EEG epilepsi olmadığını göstermez veya anormal EEG de her zaman epilepsi demek değildir. EEG tetkiki kısa süreli, dinamik bir tetkik olduğundan çekim sırasında herhangi bir anormallik ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle; tanıya yardımcı olmak amacı ile tekrarlayan ya da uykusuzluk/uyku EEG çekimleri yapılabilir. Epilepsi hastalığı tanısının konulmasında en önemli tetkik EEG’dir. Bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) ve manyetik rezonans incelemesi (MRI) epilepsi nöbetlerine neden olan olayların ortaya konmasında yardımcı olabilir.

EEG Çeşitleri:

Rutin EEG:

Uyanıklık EEG’si diye bilinir. 20-30 dakika sürer. Çekim sırasında 10 saniye ara ile 4-5 kez göz aç-kapa, 3-5 dakika süren hipervantilasyon (derin nefes alıp-verme), 5-7 dakika fotik stimülasyon (ışıklı uyarı) gibi aktivasyon yöntemleri uygulanır.

Uyku EEG:

Klinik olarak Epilepsi düşünülen ancak rutin EEG tetkikinde (uyanıklık halinde 20 dakika süreyle yapılan EEG) yeterli bilgi vermediği durumlarda, gündüz veya gece 1-2 saat süreyle, gerektiğinde tüm gece yapılan aktivasyon yöntemlerinden uyku EEG’si çekilir.

Özellikle rutin EEG’nin yetersiz kaldığı küçük çocuklarda uyku EEG’si sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Uyku deprivasyonu sonrası uyanıklık ve uyku sırasında yapılan EEG tetkiklerde biyoelektrik patolojinin ortaya çıkma oranı artmaktadır.

EEG Öncesi Hazırlık:

Erişkinlerde özel bir hazırlık aşaması gerekmemekte saçın bir gün önceden yıkanmış olması yeterli olmaktadır. (Saça sprey, jöle vs. sürülmemesi) Uyku EEG’sinde erişkinlerin uykusuz kalması gerekmektedir. Bu konuda çekim yapan teknisyenle görüşerek çekim saatine göre kaç saat uykusuz kalması gerektiğinin bilgisini almalıdır.

Küçük bebeklerde bebeği hareketsiz tutmak zor olduğu için uyanık EEG çekilemez. Randevuya geleceğiniz günün gecesi çocuğunuzu her zamankinden geç yatırıp erken kaldırın. Hastaneye gelirken yolda uyumamasına dikkat edin.

Bebeğin uyuması için hafif bir sedasyon rektal ya da oral klorhidrat ile verilebilir. Bebeğin uykusuz bırakılarak o saatte doğal uykuda olması yeğlenmektedir. Karnı tok olursa daha iyi uyur. Anne kucağında olup anne sıcaklığını hissetmesi de sakinleşmesine ve uyumasına katkıda bulunur.

EEG çekilmeye başlamadan önce kafanın belli bölgelerine elektrotlar yapıştırılır. Hastaya elektrik verilmesi söz konusu değildir. Saçların temiz olması parazitsiz çekim sağlar. EEG tamamen ağrısız ve zararsız bir inceleme yöntemidir. EEG ile akıldan gecen düşünceler okunmaz ve zekâ ölçülemez. EEG’nin zararı yoktur, her yaşta insan EEG çekilebilir. EEG’DE RADYASYON ETKİSİ YOKTUR ve beyine zarar vermez. Hastanın saçları temiz olmalı, karnı tok olmalı, çekimde heyecan ve endişeye kapılmamalı, tuvalet sorunu olmamalıdır.

EEG'lerin değerlendirilmesi görsel ve sübjektiftir, değerlendiren kişinin tecrübesi ve bilgisi önem taşımaktadır.