Hepimizde zaman zaman takıntı veya diğer adıyla obsesyon yaratacak düşünceler olabilir ama bu düşüncelerin süresi kısadır, kurtulmak kolaydır ve bu düşünceler bizde sıkıntı oluşturmaz. Ama takıntılı kişilerde durum biraz farklı. En önemli ayrım; kişinin günlük işlevlerini etkileyen veya bozacak kadar şiddetli görülen düşüncelere sahip olmasıdır. Bu düşünceler, kişinin isteği dışında aklına gelir ve zihnine girmesine engel olamaz. Takıntılı kişi, bu düşüncelerin ya da yaptığı tekrarlanan eylemlerin mantık dışı olduğunu bilir ama kendini düşünmekten veya yapmaktan alıkoyamaz. Böylece kişi yoğun strese girebilir ve sonucunda anksiyete yani kaygı bozukluğu yaşayabilir.
Her takıntılı insan, aynı düşünceleri düşünüp aynı eylemlere karşı mı takıntısını gösteriyor? Hayır. Takıntılarında çeşitleri var. Nedir bunlar, bir bakalım. Kişide, başkalarına zarar verme takıntısı olabilir; kendini kontrol edemeyip saldırma kaygısı yaşayabilir. Bir başkası ki bu sık görülen takıntılardan biridir; temizlik. Kişi, eşyalara dokunmaktan veya insanlara dokunmaktan kaçınır. Sık sık el yıkama ihtiyacı hisseder, uzun süre banyo yapar, hatta evdeki bireylerinde temizlenmesi konusunda uğraşa girer. Sık görülen başka bir takıntı ise; biriktirmedir. Evindeki hiçbir şeyi atmak istemez, bir gün lazım olacağını düşünür veya gördükleri şeyleri eve taşıyabilir. Öyle bir hal alır ki, eşyalardan evde adım atmaya yer kalmaz. Sayma takıntısı da bir diğer çeşididir; burada kişinin uğurlu sayısı vardır ve o sayı kadar işlerini yapar. Belli sayıda yapılmayan iş olunca kişi, kötü bir şey olacakmış korkusu yaşar ve bunu düzeltmeye çalışır. Bunlar dışında, hastalık takıntısı, dini takıntı, düzen ve simetri takıntısı, şüphe ve kontrol etme takıntısı ve cinsel takıntı da takıntının çeşitleri arasında sayılabilir.
Psikoterapi ve ilaç takviyesi ile yapılan tedaviler takıntılı kişilerde olumlu sonuçlar vermektedir
Uzm. Kln. Psk. Sena Keten DEMİR